TUNA ÜSTÜNE SÖYLENMİŞTİR – Nazım Hikmet

gelin canlar

NAZIM HİKMET TUNA ÜSTÜNE SÖYLENMİŞTİR    TUNA NEHRİ

Gökte bulut yok,
söğütler yağmurlu,
Tuna’ya rastladım,
akıyor çamurlu çamurlu..
hey Hikmet’in oğlu, Hikmet’in oğlu!
Tuna’nın suyu olaydın,
Karaorman’dan geleydin,
Karadeniz’e döküleydin,
mavileşeydin, mavileşeydin, mavileşeydin
geçeydin Boğaziçi’nden,
başında İstanbul havası,
çarpaydın Kadıköy iskelesine,
çarpaydın, çırpınaydın,
vapura binerken Memet’le anası

Nazım Hikmet
1958
-Yeni Şiirler/Şiirler 6-

View original post

Advertisements

Hiç kimseyi senin kadar sevmedim – Nuri Can

gelin canlar

NURİ CAN HİÇ KİMSEYİ SENİN KADAR SEVMEDİM

Mevsimler tükendi, mevsimler geçti
Gözlerim yollarda haber bekledim
İnsanlar, nesiller, yüzler değişti
Bir benim gönlümde sen değişmedin

Bir çiçektin açıp soldun gönlümde
Bin yıl çalıp gittin sanki ömrümde
Nice yerler gezdim diyar gördümde
Hiç kimseyi senin kadar sevmedim

Özleminle geçti aylar seneler
Hicranla tükendi günler, geceler
Benim gibi sevemezki kimseler
Her köşeye gül kokunu işledim

Bilmemki hangi yol sana ulaşır
Hangi rüzgârlarda sesin dolaşır
Her gece içimde gözlerin ışır
Ay mısın güneş mi nesin bilmedim

Akan sular denizlere erişti
Dallar çiçek açtı kuşlar sevişti
Hasretin hançeri bağrımı deşti
Gittiğin yollarda geri gelmedin

Nuri Can
-Vezinli Kar Taneleri-

View original post

bizim göğümüz var – Nurduran Duman

gelin canlar

NURDURAN DUMAN BİZİM BİR GÖĞÜMÜZ VAR

Miro’nun şekilden boyadan sözcüklerine..

düşün içinden öte bir düşe
açılır kapanır bir yıldız kapı
derinden biçilmiş, teyellenmiş hafifçe
görünmez iğneyle göğün eteğine

bizim göğümüz var
gözden gemilerimiz, kirpikten kanatlarımız
bir bakışmamızla bizim bir uçuşumuz

gülmenin biçimlerini çalışıyoruz
hayatın başka meydan okumalarını

Nurduran Duman
-Sözcükler D. Mayıs/Haziran’16

View original post

Bir Yaz Günü – Cahit Sıtkı Tarancı

gelin canlar

CAHİT SITKI TARANCI BİR YAZ GÜNÜ

Nihayetsiz sanılır bu ateş, müthiş duruş;
Uzayan bir busedir insanın ensesinde.
Mesafeler kaynayıp kaybolmak hevesinde;
Ve sema ağaçlarda kımıldamayan bir kuş.

‘Gel!’ diyen bir kadının alev elbisesinde
Görünen bir tembellik vücudu uyuşturmuş.
Beynimizin içinde bir şeytan bağdaş kurmuş.
Sesler bir mayi gibi bir sükût kâsesinde.

Kuruyan sular gibi zamanı da kaybettik;
Ne gezer gölgesine güvenilir bir delik.
Bir görünmez buhurdan sükûtunda susarak.

Çok uzak bir alemin rüzgârını anarız.
İçimizden yanarız, dışımızdan yanarız;
Nerdeyse varlığımız duman olup uçacak.

Cahit Sıtkı Tarancı
-Otuz Beş Yaş-

View original post

YOKLAMA – Haydar Ergülen

gelin canlar

HAYDAR ERGÜLEN YOKLAMA

atlasa bakarak öğrendim alfabeyi
denizi görünce karadan korktum
subaşı kesildim odamın köprülerine

alçacık dağlara gölgem uzandı

devşirme güneşlerle yazdım doğayı
ruhuma uğramadı deli rüzgârlar
h / ece dağlarında dizeler kurdum

ünüm kötü bir şiir gibi yayıldı

kadınları çaldım, aşklarını sattım, şiire kattım
çerçi oldum taşrada okuttum sözlerimi
çarşıya varıp abdal donuna girdim

kalbim hiçbir sonbaharda geçmedi

şairlere özendim, kötü felsefe yaptım
fikrimi zehirledi şiirdeki esrâr-ı hikmet
ateş bahçesine düştü sözlerim, söndüm

ömrüm koyu sözcüklerden soruldu

deliler evinde ölümü gördüm
ıssızlar yurdunda tutuklu oldum
benzerlerimi saldım ipin ucuna

boynum yensiz gömleklere büründü

iyi dedim iyi be atıma bindim
bütün ölmüşlerimi terkime aldım
kızgın tarihimi serine koydum
soğudu arası büyük savaşların
ödevimi bitirdim bu şiiri yazdım

Haydar Ergülen
Ankara, Nisan 1980
-Eski Ankara Şiirleri/hafız ile semender-

View original post

DAĞLARA – Ahmet Muhip Dıranas

gelin canlar

AHMET MUHİP DIRANAS DAĞLARA

Gel! Seninle yüce dağlara çıkalım;
Yalnız yüce dağlar benim aşkıma eş.
O dağlar, hani her gün doğar ya güneş,
Orada. Orada eğemen o iklim.

Köroğlu gibi hür yaşarım orda ben.
Ne isteklerime vurulmuş pıranga
Ne de aşkın sonu vardır o dağlarda;
Sen var, ağaçlar gibi her yıl yemişlen!

Boşuna sarmaz şu belini kollarım,
Gebe kalırsın her tutup öpüşümde
Ve bir gün taze bir kanla iner kente
Bir boz kurt sürüsü gibi oğullarım.

Gel! Seninle yüce dağlara çıkalım;
Gör, kartalların havada akışını.
Yıllarca kızılı sarsın bakışını,
Aysız gecelerde ateşler yakalım.

İnsan çilesini almaz oldu aklım
Soyun, şehrin sana giydirdiği gömlekten,
Yakın dostlarına bahs aç ölmekten
Ve gel benimle, kaçalım kaçalım…

Sıra sıra ufukta alınları ak
O dağlar, ötesi mavi gök, tanrılar…
Toprağa, ateşe, suya dönüş tekrar
Havada başıboş tüy gibi uçarak.

Ahmet Muhip Dıranas
-Ağrı/Şiirler-

View original post

SÖYLENCE – Ahmet Telli

gelin canlar

AHMET TELLİ SÖYLENCE

Söğütlerin hışırtısında bir su sesi
serin otlarda dingin kımıltılar
ve ay bulutun ince sularındayken
gizlice buluştular iki ince su gibi

Bir söylence dolaşır o geceden sonra
kurt kuş bilir bunu, dağ taş bilir
Bir dal bir ağaca bir ağaç bir ormana
fısıldar onu rüzgâr suya değende

Ve o gün bugün bir su devinir
ay buluta usulca girende

Ahmet Telli
-Belki Yine Gelirim-

View original post