sanat

Sanat takar gönlümüze çiçekli bir kanat

wonderfulhuman

Yıllar önce matematikte iyi insanlarin etraflıca/çok yönlü düşünme kabiliyetlerinin de iyi olduğuna dair bir iddia okumuştum.

Geçen yıllar içinde sanatla uğraşan insanların çok yönlü ve erdemli düşünce ve davranış yönünün daha gelişmiş olduğu sonucuna varıyorum.

Sanatla uğraşan insanların empati yeteneği, algı yeteneği, insanca olana dair öngörüsü daha yüksek.

Matematik insanı eşyaya, met’a olan herseye ve paraya bir yönüyle daha çok yaklaştirabilir.Ama sanat duygu gibidir: Matematik ten biyolojiye genetikten hukuka her branşta bir nefes ve dinlenme aracı; akıp giden hayatta olan biteni süzmeye yarayan bir iç ses haline gelip, ihtiyacı olan olmayan herkese bir hayat kaynağı olabilir.

Bence sanat terapisi diye bir terapi ortaya konup bazı hastalıklar böyle tedavi edilebilir.örnek mi? Anksiyete bozukluğu mesela…Bu da bir düşünce nihayetinde..

View original post

Advertisements

İyilik ve Kötülüğü Bilme Ağacı🍎

Hoşgeldiniz

  • Elmanın halk hekimliğinde de geniş bir kullanım sahası vardır. İmkânsızlık içindeki halk için alternatif tıp her zaman başvurulan bir yol olmuştur. Bitkilerden elde edilen yağlar bazı hastalıklar için şifadır. Elmanın yağı, ezilmeden ileri gelen yara ve ağrılara kullanılmaktadır . Elma, boğaz ağrısı için de kullanılan bir sağaltmadır. Elma, közlenerek ağrıyan boğaza sarılmaktadır . Manas’ta ak kuyruk ve kırkma denilen çaylar demlenirken kokulu olması için içine elma atılmaktadır . Türk kültüründe önemli bir yere sahip olan elma, başta çocuk sahibi olmak üzere, evlilikte, ölümde, ömrü uzatmada, çeşitli hastalıkların tedavisinde, kozmetikte v.s. yer almaktadır ). Yarımcığıyla gönlümüzü alan; gökten düşerek bizi masal fantasyasından yaşadığımız ana taşıyan elma, somut ve kullanımıyla maddî ve manevî kültürümüzün zengin motifi ve simgesidir.
  • Hayatındaki önemli değişimler. “Elma dersem çık, armut dersem çıkma” da elma, var olmayı, burada, şimdi ol ve mücadele et kavramını anlatıyor. Gerçek, çok uzaklarda, çok zor olanlarda, ulaşılmaz dağların zirvelerinde değil, en basit görünen…

View original post 129 more words

Bacasız Sanayi (!)

hulyacayorumlar

Bir zamanlar turizm için ‘Bacasız Sanayii’ derlerdi. Nedeni bir sanayi sektörü gibi para kazandırması ama baca emisyonu gibi olumsuz çevre etkilerinin olmamasıydı. Ama zamanla turizmin tanımı değişti ve değişen tanımla beraber alanı da genişledi. Özellikle doksanlı yılların başında başlatılan yatak sayısı atağı ve icat edilen ‘Herşey Dahil’ konsepti Avrupa ve Dünya ölçeğinde turistin yani misafirin gelir ve gider seviyesi ile beklentilerini değiştirdi.

Avrupa ve Kuzey Afrika destinasyonları Türk Turizm Sektörü ile rekabet edebilmek için ya benzer konseptleri uygulamaya koydular yada fiyat indirimi uygulamaya başladılar.

Otel ve kruvaziyer yatırımları iki binli yıllardan itibaren Avrupa çapında katlamalı olarak arttı. Borçlanarak yapılan bu yatırımlar arasındaki rekabet fiyat kırımlarını da beraberinde getirdi. Sonuç artan finansman ve girdi maliyetleri nedeniyle boş kalmaması gereken tesisler oldu. Ancak bu tesislerin kendi altyapı sorunları ortaya çıktı. Kar elde edebilmek için sadece ucuz iş gücüne güvenen bu sektörde hijyen ve düzen problemleri sadece turist grupları tarafından değil, yöresel halk…

View original post 168 more words

En Güzel

hulyacayorumlar

En güzel gün?
Bugün
En kolay şey l?
Hata yapmak
En büyük engel?
Korku, endişe
En büyük hata?
Yılgınlık
Bütün kötülüklerin kaynağı?
Bencillik
En güzel eğlence?
Çalışma
En kötü yenilgi?
Pes etme
En iyi öğretmen?
Çocuklar
En önde gelen ihtiyaç?
İletişim
İnsanı en mutlu eden şey?
Başkalarına faydalı olmak
En büyük muamma?
Ölüm
En berbat kusur?
Keyifsizlik, moralsizlik
En tehlikeli kişi?
İki yüzlü, yalancı kişi
En kötü duygu?
Öfke, hınç
En güzel armağan?
Bağışlama
En elzem gereksinim?
Aile ocağı
En kısa yol?
Emin adım
En hoş duygu?
İç huzuru
En iyi sığınak, korunma?
Tebessüm
En iyi çare?
İyimserlik
Dünyanın en büyük gücü?
Umut
En gerekli kişiler?
Anneler ve Babalar
En yüce duygu?
Sevgi

View original post

Altın Semerli Eşek

ALTIN SEMERLİ EŞEK

 

Semer, eşeğin yük ya da insan taşımak için sırtına vurulan palandır. Bir atasözümüze göre, eşeği dövemeyen semerini döver. Ünlü bir sözde şöyle deniliyor: “Bir biri size eşek diyorsa kulak asmayın ama giderek beş kişi eşek diyorsa, artık kendinize bir semer almanın zamanı gelmiş demektir.” Ortalıkta semersiz dolaşan eşekler bu öğüdü niye dinlemiyorlar acaba; yoksa semercileri zengin etmekten mi korkuyorlar?

Ziya Paşa da kötü asıllı kişilerin üniformayla, büyük mevkilere gelmesiyle eşeklikten kurtulamayacaklarını vurguluyor ve altın işlemeli semer vursan eşek yine eşektir, diyor.

Sami N. Özerdim, “İnsan Bu, Bilinmez” yazısında bu konuya bakın nasıl değiniyor:

“Ziya Paşa, ‘Zerduz palan ursan eşek yine eşektir” demiş. Yanılmış. Eşeğin sırtındaki palanın cinsinden hiçbir zaman haberi olmaz. Gerçekten, o her zaman eşektir. Ama bilinen erdemleriyle! Kimseyi küçümsemez. Ne genel yazman tanır- daha doğrusu takar- ne de genel müdür! Kime böbürlenmiş ki eşek? Kime tepeden bakmış ki?

Biz insanların budalalığıdır hayvanlara sataşmak!”

Eşek deyip geçmeyin. Bakın ne olmuş: 1938 yılında Milton kasabasının belediye başkanı, seçmenlerin düşünmeden, sonuçlarına aldırmadan, laf olsun diye oy kullandıklarını kanıtlamak için bir eşeği aday gösteriyor, oy pusulasına da eşeğin resmini koyuyor. Seçim günü eşek, oyların yüzde elli birini alarak seçiliyor…

Çok şükür, bizde böyle eşeklik yapan yok!3 11 2014 - 1

KALİNO – Ahmet Uysal

gelin canlar

AHMET UYSAL KALİNO

suyun öte yakasından gelir,
daha da uzak, rodop’lardan:
kalino ezgisi pomakların…
balkan kanı karıştırır
kanıma tutkulu gaydacılar.

zulya kamalova ulaştırır
unutulmuş akrabaların sesini,
kostas sideris’in uduna.
ürpertisi kalır yağmurun
dağ geçeneklerinde.

ayde mori oralara, arda’lara
gidiyoruz ağıtlarımızla,
“kırmızı gül her dem olmaz”
yıldızların altında çobanlar
merhem olsun yaralarımıza.

bir daha göremem diye,
ağla sen dobruca’lım ah ağla,
deli ormanlar hiç unutulmasın,
kederli gözlerinde bulutlar
başından sevdayı almasınlar:

kalinolar yaksın dudağını!

Ahmet Uysal
-Eylül Ebruları-

Görsel: Rodop Dağları

View original post