UYAN ARTIK

Site başlığı

image

Bazen uykusuz geceler, bazense uyku dolu gündüzler. Hem uyku-lu günler, hem uyku-lu geceler. Uyurken her şey güzel, yorgana sarılıp yastığı düzeltiyosun, rüyalar arasında gidip geliyorsun. Sonra bi ses: “uyan artık” diyor. “Sen, uyan artık!” Sen duymak istemiyorsun. Tatlı uykunda, bedeninde kalmak istiyorsun. Ses tekrarlıyor: “UYAN ARTIK, TAM ZAMANI!”. Sen, o zamana ben karar veririm diyorsun, alarm daha çalmadı, çalınca kalkarım, hayatı kontrol edebiliyorum zannediyorsun. Ardından, dışardan kocaman bir ses geliyor, merak edip, korkup bakmak için pencerenin yanına gidiyorsun. Hiç görmediğin kadar güzel kediler, köpekler, çiçekler, ağaçlar, rengarenk otlar, çocuklar ve yetişkinler HEP BİRLİKTE eğleniyorlar ve sana “UYAN ARTIK, HADİ ARAMIZA GEL” diyorlar ve sen hala korkunun gereksiz olduğunu farkedip, dönüp “5 dakika daha uyumak istiyorum, birazdan geleceğim”diyorsun. Sen uyurken, ben uyurken hayat kaçıyor! İyi ve kötü diye tanımladığımız her anıyla, bize bahşedilmiş, her anı ayrı kıymetli, birlikte elele yaşanası hayat kaçıyor. Onun alarmı yok, onun senin keyfini bekleyecek hali de…

View original post 148 more words

OROSPU KİME DENİR?

nuribabablog

 
● Suçlu veya suçsuz iki insan açlıktan ölürken sofrasına “Bismillah” la oturup, tıka basa tıkındıktan sonra geğirerek “Hamdolsun” diyerek kalkan ve “bunlar terörist bırakın açlıktan gebersinler” nutkunu atan şerefsizlere orospu denir.
 
● Milleti ikiye bölen, kin ve nefret tohumlarını serpiştiren, kendi çıkarları için gözü hiç birşeyi görmeyen, ikiye böldüğü halkın yarısına “terörist” demekte dahi bir beis duymayan narsistlere orospu denir.
 
● Millet vekili, Bakan olmak için öpmediği ayak, yalamadığı kıç kalmayan, Milletvekili, Bakan olduktan sonra kendisine bu vatanı emanet eden, seçme, seçilme hakkını veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk e dil uzatan onursuzlara orospu denir.
 
● Milletin malı olan kamu arazilerini alarak zenginleşen daha sonrada malını gaspettigi halkın “mahrem yerine koyacağım” diyen arsızlara orospu denir.
 
● Kuran dan ayetler üfleyerek Yetim hakkını çalanlara, haram para ile servet değerinde aksesuar takanlara, bunlara önemsiz bir vaka gözüyle bakan hırsızlara orospu denir.
 
● Bu olayları izlediği halde görmeyen…

View original post 45 more words

Güzel Bir Dünya 

inciiiiiii

Yine bir haber ve yine aklımda deli fikirler.Istanbul’ daki sel felaketinden bahsediyor haber.Hiç şaşırmadım doğrusu bu olaya çok normal uzulmedim mi evet çok üzüldüm zararı olan halk oldukça fazla ama bu felaketi bilerek kendi elimizle hazırladık.Bana sinirlenceksiniz belki yok artık Meçhul sende biz mi yagdirdik onca yağmuru biz mi sebep olduk bu felakete diyerek .Bende size soyle cevap vereyim yağmuru yağdıran biz değiliz elbet bu Dünya ‘ nin yaratıcısı Allah ‘ in elinde hukum ancak felakete sebeb olan biziz. Yok artık demeyin şöyle bir düşünün ağaçları kestik suyu emecek kök bırakmadık , toprakları alt üst edip bi kuru yer bırakmadık her yere çok gerek varmış gibi kişi sayısından fazla bina diktik.Hadi binayı yaptık alt yapıyı düzgün yap kardeşim oda yok.Kendi elimizle kendi sonumuzu hazırlıyoruz haberimiz yok.Dünya okadar adil ki ne verirsen öyle muamele ediyor sana bir tohum mu ektin toprağa ağaç olup oksijen olarak dönüyor , bir ağaç mi söktün…

View original post 168 more words

ARILAR – Nazım Hikmet

gelin canlar

NAZIM HİKMET ARILAR

İri bal damlaları gibi arılar,
arılar asmaları taşıyorlar güneşe,
gençliğimden uçup geldiler,
bu elmalar da ordan
bu ağır elmalar,
bu altın tozlu yol,
bu ak çakıllar dere boyunda,
türkülere inanışım, hasetsizliğim
bu bulutsuz gün de ordan
bu mavi gün,
çırılçıplak, sıcacık, sırtüstü yatan deniz
bu hasret
ve aydınlık dişleri bu kalın dudaklı ağzın
bu Kafkasya köyüne arıların ayağında
iri bal damlaları gibi
geldiler gençliğimden,
bir yerlerde unuttuğum gençliğimden,
bir yerlerde doyamadan.

Nazım Hikmet
13 Eylül 1958
Arhipo Osipovka
-Yeni Şiirler-

View original post

Kalıt – Ahmet Erhan

gelin canlar

AHMET ERHAN KALIT

Acım, beni bir gün, beni bir gün boğabilir
Kalırsa bir çığlık benden kardeşler
Koruyun, saklayın onu ne olur.

Her insanın kendince bir tarihi vardır
Bir seyir defteri, ağaca atılan çentik belki
Hani bir gün dönülür de bir şeyler anımsanır.

Kimsesizim, dalsızım, duraksızım şimdi
Yaşamla aramda çözülmedik ne kaldı?
Bütün köprüler atılmış, yollar yokluğa çıkmıştır.

Yaralarımı sağaltacak söz nerde?
Bazı kitapların altı çizili yerlerinde mi?
Şimdi her çizgiye bir kan yolu yürümüştür.

Tanımlara sığmayan sözlerim varsa da
Bir gün, kendini deşen hançerden öte
Bir şey olmadığım nasılsa anlaşılır.

Şaire ölmek yaraşır, filiz sürerken şiirleri
Tufanların alıp götürdüğü bu toprakta bitek
Birkaç sözcük mutlak kalacaktır.

Acım, beni bir gün, beni bir gün boğabilir
Kalırsa bir çığlık benden kardeşler
Koruyun, saklayın onu ne olur…

Ahmet Erhan
1982
-Kalıt-

View original post

Hayat bir orkestra ise sen hangi müzikal aletsin..

blogcuyazar

fft99_mf2945801.JpegMüziği duyuyor musunuz hayatınıza renk veren, her an arka fonda çalan hayatınızın müziğini..

Derin bir kuyudan gelen  yankı gibi kulaklarımızda ve hayatımızda  hiç eksilmeyen bir müzik senfonisinin içinde gibiyiz..

Doğduğumuz andan itibaren çalan bu senfoni aslında bizi neyi anlatmak istiyordu..

Her birimizin hayatına yön veren o olağanüstü orkestranın içinde acaba hangi müzikal alet bize doğumumuzdan ölümümüze kadar eşlik edecek bir enstrümandır.

Kimimiz her an acı olaylar yaşayan ve içindeki çığlığı bir ney gibi haykıran enstrüman mı, yoksa yaşantısı her zaman sesli olan bir darbuka mı, yada her olayı yaşayabilen ve canlandırabilen bir gitar mı, yoksa yeri geldiğinde insanı hüzne boğan, yeri geldiğinde insanı oynatan bir saz mı..

View original post