Kuzguni Aşk

Burçak Şenler Sınmaz

Elinde hep iki boş su bidonu, hızlı hızlı yürüyor; kah sokak ortasında kah dağ, tepe, bayırda. Çeşmeye varıyor kimseye bakmadan, kafasını hafif hafif sallayarak yere bakıyor, hatta biraz da sola ya da sağa yatırarak başını. Hiç bekletmiyoruz çeşmede onu, herkes çekiliyor, suyunu dolduruyor. Aslında kimsenin olmadığı geceler geliyor çeşmeye çoğunlukla. Birileri varsa, aynı hızlı adımlarla geri dönüyor bazen. Saçları uzun biraz, kirli sakallı, tahmini ellili yaşlarda, temiz giyimli. Kardeşi bakıyormuş.

Evden dışarı çıktığı hiç görülmedi. Arada kapıyı açıyor, gülümseyerek olmayan biriyle konuşuyor ve kenara çekilerek içeri buyur ediyor, tekrar memnun ve gülümser halde kapıyı kapatıyor. Sarışın, hep temiz yüzlü, göbekli, saçları seyrelmiş, altmışlı yaşlarda olabilir. Sevimli bir yüzü var, devamlı gülümsemesindendir belki de. Annesi bakıyormuş.

Amasya’da gördüm, nakkaş Ferhat’ın Şirin için deldiği dağı. Tam şehre suyu getiriyormuş ki, kötü niyetli bir kadın yollanmış Mehmene Banu tarafından Ferhat’ın külüngle kayaları kırdığı yere. “Bırak!” demiş kadın, “Bırak dağları delmeyi, öldü…

View original post 421 more words

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s