Yağmurdan Sonra

Özlem Soydan

Hep üzülmeye meyilliyizdir. Sabah gözümüzü açtığımız gibi hayatımızın üzücü eksiklikleri ve bunaltıcı zorunlukları bir bir sıralanır karşımıza. Asılmış bir surat ve ağır bir bedenle başlar günümüz. Bunu yapmak çok kolaydır. Malzeme bol. Ödenecek faturalar, son günü gelmiş işler, aramak zorunda olduğumuz kişiler, pişmesi gereken yemek… Çocuğun notlarına üzülmekten çocuğumuz olduğuna sevinmeyi unuturuz. Misafir gelecek telaşından dostlarımızın varlığına sevinmeyi atlarız. “Amaan yine yemek yapmam lazım” derken sağlıklı olduğumuz mutluluğunu ıskalarız.

Oysa şimdi ben öyle mutluyum ki. Öyle tarifsiz hislerle kımıldanıyor ki içim. Bunun da tek sebebi açık gri gökyüzünden ince ince yağan yağmurun panjurdaki tıkırtısı, evime dolan toprak kokusu, gergin bir gürültü yayan insan kalabalığını durultup sakinleştiren etkisi. Sadece yağmur yüzünden çok mutlu uyandım bu sabah. Bugünün benim günüm olacağını bilip gülümseyerek uyandım ve yağmur serinliğinin iyileştirici kollarına bıraktım kendimi. Oysa “üfff lanet olsun, yağmur yağıyor” diye de kalkabilirdim. Saçım bozulacak diye kaygılanabilirdim örneğin. Kalkmadım. Kaygılanmadım. Saçım zaten bozuk. Dün kestim…

View original post 414 more words

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s