Mavi Gök Orda Mı

Şiir Antolojim

Bakıyorsun kuşlar
Hazır
Sokak lambaları yanık unutulmuş
Bir Kadıköy vapuru hınca hınç insan
Çok geçmeyecek
Martılar beyhude turlar atacak
Kıyılar lağım konserve kutuları
Mısır koçanları

Sevgi aranabilir yine
Korkusuzca say koskoca kederlerini
Bir kuyu bulunabilir

Aklımdan çıkmıyorsun
Sen hâlâ dizüstü
Bunca anıyı besleyerek
Sokaklarda avaz avaz konuşarak kendi kendinle
Mektupları öpebilirsin kırmızı dudaklarınla
Görür gibi olarak açıp baktığımı
Bense şöyle diyorum:
Buradan bir acı kanamış boyuna

Kuşlar hazır
Öncü havalanmak üzre
Şehri gelen bir mevsime bırakıyorlar
O vapur hâlâ hınca hınç
Kimbilir her biri hangi dünyaya sağır
Çok geçmez aradan

Kadınlar kapı önlerinde
Ellerinde meşalelerle
Aydınlatırlar gelip geçen erkek suratları
Yorgun bir sarıyla ben de
Geçeceğim önlerinden

Aklımdan çıkmıyorsun dedim
Başka türlüsünü yorgunum anlatmaya
Telefonlar yan hücrede çalışıyor
Bense kurşunî bir dere
Ağaçlar hayvanlar bile kaygılı
Onu bir mersedesten indirdi kalçasına kadar açılarak
Yapyaşlı bir rum kadın
Her şeyde yanıp sönen bir kıyamet algısı
Haydi koşayım diyorum belki dağılır
Koşuyorum

View original post 32 more words

Gökyüzüydü Göğsü

Şiir Antolojim

Gökyüzüydü göğsü
Yıldızlar fırlardı
Düğmeleri açık gömleğinden dışarı

Gözleri konuk gelirdi her gün
Gözlerime maviler getirirdi
Kollarını dolardı boynuma
Yünlü bir kaşkol gibi yumuşak ve koruyucu

Avuçlarımın odasına akardı elleri
Bir dere gibi el yordamıyla
Gündüz gibi ışırdı yüreğim
Dinlerken geleceğe değğin türkülediği umudu

Yalnızca gülüşü kaldı gülüşümde
Bir de
Sesimde yeşillenen ses, onun.

Ali Asker Barut

Varlık, Sayı: 938 , 1985
(Varlık’ta İlk İmzalar kitabından)gogsunun-kokusu

View original post

Çünkü herşey akar, değişir.

Hoşgeldiniz

img_7836Aynı sularda/nehirde iki kez yıkanılmaz” sözü Herakleitos’a ait bir söz olup, sembolik bir anlam taşır.

Tanrı insana aynı zaman, aynı mekan, aynı şartlardaki bir fırsatı sadece bir defa verir; onu değerlendirip derğerlendirmemek insanın elindedir. Buna benzer başka bir fırsat geldiğinde ise ne ortam ne de siz aynı değildir artık. Yani alınması gereken dersi zamanında almak gerekir.
Evrende herşey değişir, hiçbirşey aynı kalmaz, herşey akar, herşey hareket eder. Bu nedenle aynı nehre bir daha girdiğinizde su da aynı su değildir, siz de eskisi gibi değilsinizdir, siz de değişmişsinizdir. Çünkü herşey akar, değişir. Değişim süreklidir.
Işık ve Sevgi’yle

View original post

Kuzguni Aşk

Burçak Şenler Sınmaz

Elinde hep iki boş su bidonu, hızlı hızlı yürüyor; kah sokak ortasında kah dağ, tepe, bayırda. Çeşmeye varıyor kimseye bakmadan, kafasını hafif hafif sallayarak yere bakıyor, hatta biraz da sola ya da sağa yatırarak başını. Hiç bekletmiyoruz çeşmede onu, herkes çekiliyor, suyunu dolduruyor. Aslında kimsenin olmadığı geceler geliyor çeşmeye çoğunlukla. Birileri varsa, aynı hızlı adımlarla geri dönüyor bazen. Saçları uzun biraz, kirli sakallı, tahmini ellili yaşlarda, temiz giyimli. Kardeşi bakıyormuş.

Evden dışarı çıktığı hiç görülmedi. Arada kapıyı açıyor, gülümseyerek olmayan biriyle konuşuyor ve kenara çekilerek içeri buyur ediyor, tekrar memnun ve gülümser halde kapıyı kapatıyor. Sarışın, hep temiz yüzlü, göbekli, saçları seyrelmiş, altmışlı yaşlarda olabilir. Sevimli bir yüzü var, devamlı gülümsemesindendir belki de. Annesi bakıyormuş.

Amasya’da gördüm, nakkaş Ferhat’ın Şirin için deldiği dağı. Tam şehre suyu getiriyormuş ki, kötü niyetli bir kadın yollanmış Mehmene Banu tarafından Ferhat’ın külüngle kayaları kırdığı yere. “Bırak!” demiş kadın, “Bırak dağları delmeyi, öldü…

View original post 421 more words

Anılar Beni Rahat Bırakın

Özlem Soydan

Sil. At. Yırt at. Yak. Yok et. Yaşamımın ilk yarısı anı biriktirmekle geçti. İkinci yarısı da onlardan kurtulmaya çalışarak geçecek sanırım.

Dedem öldükten sonra ona ait kağıt öbeklerini ne yapacağımızı bilememiş olmamız beni çok etkilemişti. Kendi evimin her yerini işgal eden notlar, defterlerim ve kitaplarımdan kendim kurtulmalıyım diye karar almıştım. Geride kalanları üzmemeli, sıkıntıya sokmamalı. Onları da mezara koyamayacağımıza göre gitmeden bir çare bulmalı.

Sanal dünya böylesine alıp yürümemişken, sevdiğimiz yazıları e-mail ile dostlara ulaştırırken, duygu-sömürüsü-sever bazı iş arkadaşlarının yollayıp durduğu bir hikaye vardı her evlilik yıl dönümünde eşine bir buket kırmızı gül yollayan bir adamın ölümüyle ilgili. Tabii ki kadın aylarca ağlar. Bir gün kapı çalınır. Gidip açar ancak kimseyi bulamaz. Sadece yerde bir buket kırmızı gül vardır. Kadının yaşadığı şoku tahmin edersiniz. Çünkü o gün bir de evlilik yıl dönümleridir. Güllere iliştirilmiş notla da kalp krizinin eşiğinden döner. Not kocası tarafından yazılmıştır ve okuyucuyu gözyaşlarına boğacak cinstendir. Anlarız…

View original post 434 more words

SABAHATTİN EMMİ İÇİN – Can Yücel

gelin canlar

CAN YÜCEL SABAHATTİN EMMİ İÇİN

Akşamüstü
Beş buçuk altı sularında
Arabam kırılmış, yatıyordum betonda
Çekirdek yiyerek efkârımdan,
Dalmışım mavinin avarasına…
Bir uçurtma çıkıverdi.
Bir uçurtma… aman! aman!..
Avlu duvarlarının telli objektifine
Salına salına onur verdi…

Mahkemeye son anda yetişmiş,
Yine de telâşsız
Ve alabildiğine ciddî
Bir görgü tanığı gibi…
Ve çayırların, çocukların, gelinciklerin
Dünyada hâlâ var olduğuna dair
Yeminli (yâni üç kez kuyruk attırarak)
Ve de allı yeşilli
İfâdesini verip
Yine geldiği gibi salına salına
Ve alabildiğine ciddî,
Avlu duvarlarının telli objektifinden
Çıkıp gitti.

Arabamın atları dah dah aman da!
Uçurtmanın aşkına ayağa kalktığımda
Sabahattin Emmi’nin öldüğü geldi aklıma,
Bir volta da onun için attım, sonra bir volta daha…
Arabamın atları tıkıtak tıkıtak betonda…

Can Yücel
-Bir Siyasinin Şiirleri-

View original post

Kavram ışığı – Murathan Mungan

gelin canlar

MURATHAN MUNGAN KAVRAM IŞIĞI

Nasıl bulabilirsin kendini
başkasında kaybolmadan
herkesin geçiş izni yoktur
bir diğerine
sınır ya da öteki
kaçak çıkar yoluna
nasıl kavramlaştırırsan artık
var olmanın bedenlerini
kendi hayatında

farklılıklar kurar benzerliği
uzun ya da kısa
yakın ya da uzak
ben dediğinden kendine ne kaldıysa
herkes bir gün anlar
neye benzediğini;
karıştıkça kayıplara
bulduğu tekrarlarla

Murathan Mungan
2011
-Solak Defterler-

View original post