Sosyetik ve Manyetik Haberler

SOSYETİK ve de MANYETİK HABERLER

 

X Ünlü hayali ihracatçılarımızdan Ali Utanmaz, dün gece arkadaşlarıyla birlikte Şakrak tavernada kurtlarını döktü. Bir süredir seviyeli beraberlik yaşadığı manken Ebru Uslu ile sabaha kadar eğlenen Utanmaz, su gibi para harcadığı halde, niye vergi vermediği sorulunca, “Böyle sakıncalı sorular sormayın bana, şekerim. Harcarım tabii. Paralar sizden çıkmıyor ya! Bana yeteri kadar para bıraktı rahmetli pederim. Kendinizi harcatmadan çekip gidin. Kafamı kızdırmayın ha, hepinizi korumalarıma havale ederim” dedi.

Ebru Uslu ise, vücudunu göstererek, “Hepsi de Allah vergisi. Hiç estetik yaptırmadım vallahi, dermişim” diye soslu bir yanıt verdi. Göz kırparak çıngıraklı bir kahkaha attı. Attığı kahkahayı tinerci çocuklar kapıştı. Ali beyle sevgilisi de arabalarına binip oradan uzaklaştı.

X Sosyetenin şen dulu, iadeli taahhütlü pulu Şükriye Şakıyan bir estetik ameliyat daha oldu ve burnunu üç milimetre yukarı kaldırttı. Bir süre sonra gene dostunun, pardon, bıçağın altına yatacak olan dilberimizin kalçasındaki yağları aldıracağı ve yoksullara dağıtacağı söyleniyor. Şen dulumuza geçmiş olsun der, yağ almak isteyenlerin şimdiden kuyruğa girmelerini duyururuz. Böyle hayırseverler oldukça daha ne yoksullar doyururuz.

X Fabrikatör Vehbi beyin sayın eşleri Refika Silikon, bu yıl leyleği havada görmüşe benziyor. Avrupa’ya gidip giysilerini yeniledikten sonra, bir tatlı huzur almak için Havai’ye uçan hanımefendi, şimdi de bacağındaki sivilceyi tedavi ettirmek amacıyla İsviçre’ye uzanacakmış. Laf aramızda, orada yeni bir aşka yelken açacağı, sevgilisinin paralarını afiyetle yedikten sonra kaçacağı söyleniyor. Bu hormonlu yolculuk hakkında fikrini sorduğumuz Fabrikatör Vehbi Silikon, bu dedikodulara güldüğünü, karısından emin olduğunu söyledi.             Ama duyduğumuza göre, yeni metresiyle olan ilişkisini duymasın diye, karısını bu seyahatlere gönderen Vehbi Silikon beymiş. Ah vah edenlere bıyık altından gülmekteymiş.

Alan razı satan razı, işte böyle laf salatalarıyla, oyalar, yolarlar kümesteki kazı.

Erhan Tığlı

*********318128_415830001791077_166151263425620_1221819_642474751_n

Advertisements

TÜRKÜLEŞSİN DÜNYA

TÜRKÜLEŞSİN DÜNYA

Atın sigarayı ağzınızdan, çıkarın derdi tasayı kafanızdan. Dudağınızda sigara yerine türkü taşıyın. Her gün bir türkü tutturun, alışın türkü söylemeye. Bir türkünüz olsun söylenecek. Kızdığınız olaylardan türkü söyleyerek alın hıncınızı. Bir türkü tutturun, bir türkü tüttürün doğan güne karşı. Türküler silsin içinizdeki isi, dumanı. Şöyle deyin örneğin:

Sigaranın dumanı/ Yoktur IMF’nin imanı/Gelmeyecek mi daha/ Kredisiz yaşama zamanı?/ Dışa bağımlı olursan/ Dinlemez kimse “aman”ı.

Hep paramız dalgalanacak değil ya. Biz de dalgalanırız arada sırada. Hemen başlayın ı zaman türkünüze: “Coştum yine dalgalanıyorum ben/Üç kadeh içtim sevdalanıyorum ben.”

Kendinizi pek yalnız, dostsuz, arkadaşsız mı hissediyorsunuz, başlayın türküye:

“Hey dingala dingala/ Kömür koydum mangala

Amerika, Avrupa dostum çok/ Çalkala yavrum çalkala!”

Bakkala gidip bir şeyler almak istediniz ama cebinizde para yok. Üzülmeyin, türküye sığının: “Yaz tahtaya bir daha/Tut defteri hesabı/Sarı çizmeli Mehmet ağa/Bir gün öder hesabı…” deyiverdiniz mi tamam. Ama dikkat edin ha! Bakkal da size, “Veresiye vere vere kalmadı/ Allah canımı almadı” türküsünü söylemesin…

Sabahleyin kalktınız. Terslikler üst üste geldi. Elektrik yanmadı, sular akmadı, buzdolabı tamtakır kuru bakır. Kahvaltı yapamadınız. Beklediğiniz otobüse kalabalıktan bir türlü binemediniz. İşinize geç kalmamak için yayan yapıldak yollara düşmek zorunda kaldınız ve karda kışta çamurların içine daldınız. Sakın kızıp köpürerek masmavi gününüzü karartmaya kalkmayın ha! Olur böyle vakalar…Beterin beteri var. İşsiz de kalabilirdiniz. Olmayacak şey mi yani? Çatlasanız patlasanız da neyi değiştirebileceksiniz ki tek başınıza. Öfkeyle kalkanın zararla oturacağını unutmayın da uslu uslu türkünüzü okuyun bakayım.

Tek tek basaraktan, bade süzerekten, inci dizerekten gel canım gel aman…

Kim mi gelecek? Güzel günler gelecek. Zaten onun geleceği umudu değil mi bizleri yaşama bağlayan, sabretmemizi sağlayan. Umut eski bir türküdür, hiç bıkmadan söylenen gündüz gece, tümce tümce, hece hece. Eskidir ama yeniye açıktır kapısı, sağlamdır yapısı. Umut türküsüdür yeşerten mutluluğumuzu. Öyle bir türküdür ki o, filizlenir, dallanıp budaklanırız onunla, çiçek açarız, meyve veririz, karamsarlığın, kötümserliğin canına okuruz.

Doğruluğu, iyiliği, güzelliği kilim gibi dokuruz.

Sımsıcak bir sevda soluğuyla türküleşti mi dünya, gel de türkü söyleme doğayla birlikte. Gel de doğmasın içine burcu burcu bir tutku, yaşama sevinci. Anadolu da bir türküdür bilene, görene, anlayana. Gelin soldurmayalım onu, sulayalım özsuyumuzla, canlandıralım emeğimizle, çabamızla. Başarılarımız kılıç olsun keskin, geriliği, tutuculuğu yensin. Kalksın ortadan kavga, kin. Ekinimiz yeşersin. Sıcacık ekmek olsun yaşamak, paylaşalım kardeşçe, yaşayalım özgürce. Erdem, özveri yolunda yürüyelim gündüz gece.

“Görecek günler var daha

Aldırma gönül aldırma!”

Erhan Tığlı

erhantigli@mynet.com

Not: Türküleşsin Dünya kitabımdan alınmıştır.

02_05_200847044_07

MUTLU GELİŞ

An gelir
güzellik padişahından
o sevgili bana kurban
olsun diye ferman gelir
Alınca nazlı yarden haber
açar içimde güller
sararan benzime kan
dizlerime derman gelir
ona kavuşma umuduyla
içime tatlı bir heyecan
vücuduma yeni bir can gelir
özlemle çiçeklenir tüm benliğim
bakalım yanıma canan
çiçeklerime konmaya
bal yapmaya
ne zaman gelir?Louis Marie de Schryver (French 1862-1942) The flower seller (2)