Aşkın ABCsi

AŞKIN ABECESİ

 

AŞ: Aşk kişinin kendini aşması, sevgiyle dolup taşmasıdır

Sevgiliyle yenen yemek kuru ekmek bal börek gibidir

Ama aşksız kişilerin aşı bal börek olsa bile yavan gelir.

Aşk aşure ya da türlü tadında güle oynaya yenilen bir gönül aşıdır

İçindeki dost kahkahası, düşmanın gözyaşıdır…

şAŞKın: Aşk kayıtsız şartsız egemen olmak ister gönüllere.

Dinlemez yasa, ferman. Asla kul köle değildir kimseye.

Şaşkın! Hiç takılır mı aşka kın?

AŞKın: Sakın deme işim başımdan aşkın; çalınırsa kapın. Zamansız geldin ya da benden geçti artık diye düşünme, hemen al içeriye. Yoksa ne yaparsan yap, istediğin kadar çağır bağır, bir daha gelmez geriye. Aşkın yoktur yaşı başı. Onu baş üstünde taşı.

aŞIK: Aşık sevgilisine güzel görünmek için şık gezer. Zaten aşk da şık bir olaydır. Bencillere kendinden başkasını sevmek zor gelir ama özverili kişilere onun denizine dalmak, yakamozlu giysilere bürünmek çok kolaydır.

AŞIk: Aşk bir aşıdır. Bu aşı yediveren gülüne dönüştürür gönlümüzü, mutluluğumuzu sevgiliyle bölüştürür.

kAŞIK: Aşkın cennetinde herkes elindeki kaşığı karşısındaki sevgilisine uzatır, onu doyurur. İlgi ve sevgisini gül ile yoğurur, güzellikler doğurur, aşkın yüceliğini dünyaya duyurur.

 erhantigli@mynet.com

*******************Resim

Çevre!..

ÇEVRE: DÖVSE YERİDİR BİZİ EVİRE ÇEVİRE

 

            Çevre bize kızıyor, kızgınlığını doğal afetlerle dile getiriyor. Depremler, sel felaketleri, toprak aşınması, kuraklık, çoraklık, kirlilik birbirini izliyor. Gölleri kuruttuk, akarsuları kirlettik, denizlerin maviliği aldı başını gitti. Doğanın renklerini soldurduk, her yeri kimyasal atıklarla doldurduk. Kara bulutlar hiç eksilmedi gökyüzümüzden, benliğimizden.

Ozon tabakasında kocaman bir delik açıldı sayemizde. Bu yaptıklarımız bir çeşit delilik ama farkında değiliz hiç. Kendimizi akıllı sanıyoruz. Yarını düşünmüyor, günü gününe yaşıyoruz. Günümüzü mahvettiğimiz yetmiyor, geleceğimizi de karartıyoruz. Bu dünya bize atalarımızın emanetidir. Emanete hıyanet ediyoruz oysa hiç utanıp sıkılmadan.

            Kâr hırsıyla bahçeli evleri bozuyor, yerlerine gökyüzüne hançer gibi saplanan, güneşimizi tutuklayıp doğamızı har vurup har vurup harman savuran çiçeksiz bloklar, siteler, apartmanlar dikiyoruz. Doğayı doğallığından çıkarmaktan adeta bir zevk duyuyoruz. Gün ışığını görünce dışarı çıkarak yararlanacağımıza, içeriye ışık girmesin diye pencerelerimizi kalın perdelerle örtüyoruz. Sonra hasta olunca niye hasta olduğumuza şaşırıyoruz. Atalarımızın, “Güneş girmeyen eve doktor girer”, “Ne ekersen onu biçersin”, “Rüzgâr eken fırtına biçer”, “Bakarsa bağ olur, bakmazsan dağ olur” gibi özlü sözlerine kulak vermiyoruz. Damlaya damlaya göl oluyor; O, çöp atıyor, bu kirletiyor, şu tükürüyor derken doğa, doğanın güzelliği buhar olup uçuyor. Sorunlar dağ gibi yığılıyor…

                                        ***

            Çiçekler yeryüzünün yıldızı, yıldızlar gökyüzünün çiçekleridirler ama gören yok bu güzellikleri. Plazalarda, “center”larda aval aval dolaşıyoruz, yapay, sanal güzellikleri hayranlıkla seyrediyoruz. Karıncalar kadar olamıyoruz, arılar gibi bal yapamıyoruz, kelebeklerin, böceklerin güzelliklere güzellik ekleyen şirinliklerinin farkına bile varamıyoruz. Verimli topraklara fabrika kondurmayı, her tarafı filtresiz fabrika bacalarıyla donatmayı, kirli atıklarımızı akarsulara, denizlere akıtmayı marifet sanıyoruz. Kalkınıyoruz, ilerliyoruz diye burnumuz Kaf dağında, göğsümüzü gere gere geziyoruz. Oysa kuşların ötüşü, rüzgârın esişi, çiçeklerin açışı kadar güzel değil sanatımız. Bilim kötüye kullanılıyor. Eski güzelliklerin gittikçe kaybolduğunu, yozlaştığını göremiyoruz. Bakar körüz, gönül aynamız kir pas içinde. Seyretmeyi seviyoruz, olup biten çirkinliklere seyirci kalıyoruz. Burnumuzun dikine gidiyoruz. Doğayı kendi çirkinliğimize benzetiyoruz. İşin kötüsü bu yozluğa, nobranlaşmaya alışıyoruz, katkıda bulunuyoruz!

                                   ***

            Unutmayalım ki, çevreyi hor gören güzellikleri zor görür. Ne yaparsa yapsın, özlediği cennete kavuşamaz, tüm umutları suya düşer, kendi cehenneminde çürür. Bir gün bu güzel dünyayı bırakıp gitmek zorunda kalınca bir avuç toprak bulamaz, demire, betona gömülür, tüm çirkinliğiyle. Şiirsizliğe mahkûm olur benliği, masala döner kişiliği…

                                  ***

            Kendisine ettiğimiz bunca eziyetlerden, işkencelerden sonra, çevre bizi dövse evire çevire, doğa yüzümüze tükürse yeridir.

            Çevreyi kirleten, doğaya saygı göstermeyen kişi ne kadar ilerici geçinse de geridir, geri kalmış biridir. Böyleleri övüneceklerine yerinmeli, yerin dibine girmelidir.

 

      Erhan Tığlı

Cennetten Mektuplar #4934 – Siz Sevgililer, Hem Kendinizin Hem de Benim Arzularımın Doruk Noktasını Gerçekleştireceksiniz…

Sevgi ilahi bir duygudur ve yücedir. Onun değerini bilmeyenin kişiliği cücedir.

Mor Alev

Lightning strike over field by ElenamivBu mesaj Mor Alev Dostu tarafından çevrilmiştir, kendisine sevgi ve şükranlarımızı yolluyorum. Orijinal İngilizcesine bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Tanrı dedi ki;

Sevgililer, BANA güvenebilirsiniz ve tabii ki, kendinize de güvenebilirsiniz.

 “Cennetten Mektupları” okuduğunuzdan beri, benimle daha da yakınlaştınız. Böylece, sorduğunuz bir soruya, Benden nasıl cevap alabileceğinizin bilgisine de yaklaşmış oldunuz. Bir sorunuz olduğunda, Cennetten Mektupların herhangi bir tanesine bakabilirsiniz. O mektupta, sorunuza cevap olabilecek veya bir kısmını yanıtlayabilecek satırlar görebilirsiniz. Size hitap edebilecek en az on tane mektup bulabilirsiniz. Yüz tane ya da bin tane bulabilirsiniz.

Çok yakında, sorduğunuz soruların cevaplarını kendiniz işiteceksiniz. Artık bir şeyler biliyorsunuz. Aslında, bildiğinizi sandığınızdan çok daha fazlasını biliyorsunuz. Artık daha bilgilisiniz. Ancak henüz, Her-şeyi-bilen birisi değil de, sadece ‘bilen’ birisisiniz. Daha doğrusu ‘çok-bilen’ birisisiniz. Haydi, gelin kendinize artık daha fazla güvenin. Tek yapmanız gereken şey,  geçmişinizi, geçmiş düşüncelerinizi, eski inançlarınızı, eski alışkanlıklarınızı salıvermek. Geçmişe sarılmayın. Sadece sizi rahatlatmak için verilen cevaplara, tutunmayın.

Sizler, yeni bir…

View original post 442 more words

Gözdeler ve Sözdeler…

Soyanlar ve soyunanlar her zaman her yerde  el üstünde ve GÖZDE

biz ise yarım yamalak yaşıyoruz SÖZDE!

***

Fırıncılar pişkin, ekmekler hamur

mutluluk kurak, dertler yağmur…

Yandaşlar refah içinde yüzüyorlar

dar gelirlilerin yolları çamur!Resim

Acı Gerçekler

ACI GERÇEKLER…

 

Cehennemden korkuyoruz ama dünyayı cehenneme döndürmekte yarışıyoruz!

Cennet doğayı kirletiyor, doğal güzelliklerin ırzına geçiyoruz…

Rahat huzur batıyor bir yerlerimize, kavgasız gürültüsüz yaşayamıyoruz!

Gözlerimizi kamaştırıyor sevginin ve dostluğun ışığı

Savaşın kinin nefretin karanlığına sığınıyoruz…

Özveriyi erdemi çöpe atıp bencilliği tahta çıkarıyoruz!

Ondan sonra da “Biz niye böyle olduk?” diye dövünüyoruz…

Erhan TIĞLI

**********Resim

Günün Melek Kartı – Güneş

Mutluluk güneşiniz hiç batmasın.

Mor Alev

into the light in the oceanArchangel Uriel

Mutlu sonuç! Başarıya yol açacak yeni parlak fikirler. Kendinize güvenin!

Güneş, yaşama arzusunun, sağlığın ve güvencenin habercisidir. Bu kart sadece maddi değil, çok daha derin bir olumluluk içerir ve sorunlar, karışıklıklar ve endişe verici korkuların atılmasında yardımcı olacak olan bilinci açığa çıkaracak aydınlatıcı gücün habercisidir. Taze gençliği ve yeniden doğuşu ifade eder. Bizi içimizdeki karanlığı keşfedip onların aydınlık yönlerini görmeye davet eder. Eğer dün gece gerçekleşen Yeni Ay ve Haziran astrolojisinin üzerimizdeki etkilerini yazdığım makaleyi okumadıysanız, tavsiye ederim çünkü orada bahsedilen enerjilerle bu kart paralel gidiyor.

Gerçek doğamız olan karakterimizin güneşli yanının uyanışını, açılmasını ve olgunlaşmasını simgeler. Kendine güven, kendini bilme, kendine yetebilme, kendi bilincine ulaşma gibi tüm nitelikler bizim güneşli benliğimizde vardır. Kendini tanıyan, güvenli ve sevecen insan hem işinde, hem evinde, hem de ilişkilerinde olumlu, rahat ve neşelidir.

Özetle bu kart sorunsuz sıcak bir dönemi, güneşli günleri, neşeyi, yaratıcılıkla yapılan işleri, iyi sağlığı temsil eder. Harika bir dönemdeyiz…

View original post 173 more words

Günün Melek Kartı – İç-Rehberlik ve Sezgiler

Güzel bir ileti

Mor Alev

TO THE SAFE HAVEN  by Vladimir Kush

İçinizden gelen rehberlik gerçek ve güvenilir

Michael kendinizden çok emin olmadığınızı ve biraz da kafanızın karışık olduğunu biliyor. İşte bu yüzden size bu kartı bir onaylama olarak gönderiyor: Siz net bir şekilde düşünceleriniz, fikirleriniz ve hisleriniz yoluyla onun sözlerini gerçekten duyuyorsunuz. Son zamanlarda harekete geçmek istediniz ama yanlış bir adım atmaktan korktuğunuz için geri çekildiniz. Bu kart o düşündüğünüz değişiklikleri yapmanın sizin için güvenli olduğuna dair bir teyit olarak geliyor. Bu kart günlük hayatta şu anlamlara da gelebilir:

  • Aklınıza gelen yeni fikir dualarınızın cevabı, o fikri hayata geçirin
  • Size gelen duygular geçerli ve gerçek
  • Eğer bir kişiye ya da bir duruma karşı içinizde güven hissi yoksa, o duygulara dikkat edin
  • İç rehberliğinizle yönlendiriliyorsunuz, şu anda son hedefin neresi olduğunu göremiyorsanız da onu takip edin.

Michael bize bugün şu duayı veriyor:

“Dualarımda istediğim ilahi rehberliği berrak bir şekilde duymama, görmeme, hissetmeme ve bilmeme lütfen yardım et. Egomun yoldan çekilmesine izin vermeme yardım et ki…

View original post 90 more words